2 Haziran 2026 - 22:34
Eski ABD Deniz Piyadesi Nicholas Ken O’Keefe: “Siyonizm İnsanlık İçin Varoluşsal Bir Tehdittir”

ABD Deniz Piyadeleri’nin eski mensubu ve savaş karşıtı aktivist Nicholas Ken O’Keefe, Ehl-i Beyt (a.s.) Dünya Kurultayı bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Ehl-i Beyt Haber Ajansı (ABNA) tarafından düzenlenen toplantıda, ABD ve İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştirdi. O’Keefe, İran’ı direnişin sembollerinden biri olarak nitelendirirken, Gazze’de yaşananları insanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak değerlendirdi.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: “Yüzlerce Yıllık Suç: Yerli Halkların Katledilmesinden Minab Faciasına” başlıklı toplantı, Uluslararası Ehl-i Beyt Haber Ajansı (ABNA) ev sahipliğinde ve Ehl-i Beyt (a.s.) Dünya Kurultayı bünyesinde Kum kentinde gerçekleştirildi. Toplantının ana konuşmacısı, ABD Deniz Piyadeleri’nin eski mensubu ve tanınmış savaş karşıtı aktivist Nicholas Ken O’Keefe oldu.

İrlanda kökenli bir ailede dünyaya gelen Ken O’Keefe, konuşmasının başında hayat hikâyesine değinerek çocukluk ve gençlik yıllarından söz etti. Silikon Vadisi’nde çalışan babasının büyük baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten O’Keefe, aile içinde yaşanan zorlukların kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Eski ABD Deniz Piyadesi Nicholas Ken O’Keefe: “Siyonizm İnsanlık İçin Varoluşsal Bir Tehdittir”

ABD ordusuna katıldıktan sonra deniz piyadesi olarak görev yaptığını ve 1991 Körfez Savaşı’nda bulunduğunu anlatan O’Keefe, askerlik döneminde tanık olduğu olayların kendisinde ciddi sorgulamalara yol açtığını söyledi. Orduda karşılaştığı adaletsizliklerin, Washington yönetiminin politikalarına bakışını değiştirdiğini belirtti.

Konuşmasında daha sonra Amerikan vatandaşlığından vazgeçme sürecine değinen O’Keefe, 2001 yılında pasaportunu yakarak ABD vatandaşlığını reddettiğini hatırlattı. Bu adımın, emperyalist politikalara karşı verdiği mücadelenin sembollerinden biri olduğunu ifade etti.

O’Keefe, kendi yaşam anlayışını İran halkının direniş ruhuyla karşılaştırarak, doğru olduğuna inandığı bir davanın peşinden sonuna kadar gitmeye çalıştığını söyledi. İran’ın baskılara rağmen bağımsız çizgisini koruduğunu ve bu yönüyle dikkat çektiğini belirtti.

Toplantıda Siyonizm konusuna geniş yer ayıran O’Keefe, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden birinin bu ideoloji olduğunu savundu. Siyonizmin yalnızca Batı Asya’yı değil, tüm dünyayı etkileyen krizlerin merkezinde bulunduğunu ileri sürdü.

Eski ABD Deniz Piyadesi Nicholas Ken O’Keefe: “Siyonizm İnsanlık İçin Varoluşsal Bir Tehdittir”

Filistin meselesine de değinen konuşmacı, Filistin halkının meşru savunma hakkını desteklediğini söyledi. Gazze’de yaşanan gelişmelerin uluslararası toplum tarafından daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Amerikan medyasının İran’a yönelik yayın politikalarını eleştiren O’Keefe, ABD kamuoyunun İran hakkında büyük ölçüde medya aracılığıyla oluşturulmuş bir algıya sahip olduğunu ifade etti. İran’ın yıllardır olumsuz bir çerçevede sunulduğunu ve bunun gerçeği tam olarak yansıtmadığını savundu.

“Kadın, Yaşam, Özgürlük” olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan O’Keefe, Batılı medya kuruluşlarının bu konuyu siyasi amaçlarla kullandığını ileri sürdü. Amerikan kamuoyunun İran hakkında eksik ve yönlendirilmiş bilgilerle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

Batı toplumlarında kadın algısını da eleştiren O’Keefe, kadınların reklam ve medya sektöründe çoğu zaman bir tüketim unsuru olarak gösterildiğini belirtti. Aile ve annelik kavramlarının giderek zayıflatıldığını savundu.

İran halkının direniş kültürüne dikkat çeken O’Keefe, İranlıların uzun yıllardır dış baskılara karşı mücadele ettiğini ve bu tavrın birçok toplum tarafından ilgiyle takip edildiğini ifade etti.

Eski ABD Deniz Piyadesi Nicholas Ken O’Keefe: “Siyonizm İnsanlık İçin Varoluşsal Bir Tehdittir”

ABD tarihinin yerli halklara yönelik uygulamalarla başladığını öne süren konuşmacı, Amerikan tarihinin savaşlar ve kanlı çatışmalarla dolu olduğunu söyledi. İsrail’in politikalarının da bu tabloya eklendiğini belirtti.

Gazze’deki savaş hakkında konuşan O’Keefe, İsrail’in saldırılarını sert sözlerle eleştirerek bunları insanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak nitelendirdi. Uluslararası kurumların daha etkili adımlar atması gerektiğini ifade etti.

Amerikan halkına da çağrıda bulunan O’Keefe, ülke içindeki siyasi ve medya yapılarının daha fazla sorgulanması gerektiğini söyledi. Kamuoyunun bağımsız bilgi kaynaklarına yönelmesinin önemine dikkat çekti.

Soru-cevap bölümünde Minab’daki okul saldırısı ve çeşitli uluslararası olaylarla ilgili sorulara da cevap veren O’Keefe, çocukları hedef alan saldırıların insanlık vicdanında derin yaralar açtığını ifade etti.

Bir başka soruya cevap verirken, Amerikan halkının İran’a ilişkin görüşlerinin büyük ölçüde medya tarafından şekillendirildiğini yineleyen O’Keefe, toplumların doğru bilgiye erişmesinin önemini vurguladı.

Gazze konusunda dünya kamuoyunun sessiz kalmasını eleştiren konuşmacı, yaşanan insani trajedilerin görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.

Filistin direnişinin önde gelen isimlerinden Yahya Sinvar hakkında da değerlendirmelerde bulunan O’Keefe, onu direnişin sembol isimlerinden biri olarak gördüğünü ifade etti.

Konuşmasının sonunda özgür düşüncenin önemine değinen O’Keefe, insanların propaganda yerine hakikati araştırmaları gerektiğini söyledi. Kalbin ve vicdanın özgür olmasının her türlü baskıya karşı en güçlü savunma olduğunu belirtti.

Toplantı, katılımcıların soru ve değerlendirmeleriyle sona ererken, konuşmalarda Filistin’e destek, bölgesel gelişmeler ve küresel medya politikaları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha